BALIK
Balık Yemleri
  Boncuk
  Cichlid
  Deniz
  Discus Gronul
  Japon
  Kurutulmuş
  Pul
  Tatil
  Yavru Balık
  Arowana
  İlaçlar
Akvaryumlar
  Yedek Parçalar
  Yerli
  İthal
  Fanus ve Beta
Ekipmanlar
Diğer Malzemeler
  Digerleri
  Hortumlar
  Dagiticilar
  Sifonlar
  Kepçeler
  Dereceler
  Hava Tasları
  Yavruluklar
Tuzlu Su Malzemeleri
    Akvaryumlar
    Protein Skimmer
    Reaktörler
   
Soğutucular
   
Dalga Yapıcılar
    Kumlar
    Ozinatörler
    Tuzlar ve Ölçerler
    Kafa Motorları
   
Kontroller
  Havuz Fiskiyeleri
  Kafa Motorları
  Filtre Malzemeleri
  Isıtıcılar

  Aydınlatmalar

  Sterilizatörler
  Yedek Parçaları
  Hava Motorları
  Hava Kopresörleri
  Filtreler
  Dış Filtreler

  İç Filtreler
  Askı Filtreler
  Sünger Filtreler
 
Üst Filtreler
 
Filtre Yedek Parçaları
  Dış Filtreler

  İç Filtreler
Kumlar
Dekorasyon
 
Mango Kökleri
  Aksesuar
  Bitkiler
  Arka Fon
  Poster
  Bonzai
Otomatik Yemler
Balıklar Hakkında Video

Balıklar Hakkında Her Şey                         
Canlı Doğuranlar 
Doğal olarak yalnızca Amerika'nın tropik ve astropik bölgelerinde yaşayan ve birçoğu akvaryum balığı olarak ünlenmiş çok sayıda balık türünün yer aldığı bir familyadır. Lepistes, moli, velifera, plati, kılıçkuyruk, gambusya gibi akvaryum dünyasında bilinen balıkların yanısıra az bilinen birkaç türü daha kapsar. 
Boyları 3-15 cm. arasında değişen poeciliidae ailesi üyelerinin en belirgin özellikleri şu şekilde özetlenebilir: 
1. Erkek-dişi ayırımı çok belirgindir. Erkekler daha küçük ve gösterişli, dişiler daha dolgun 
    yapılı ve gösterişsizdir. Ayrıca erkeklerin anüs yüzgeci, gonopod denilen üreme organına 
    dönüşmüştür. 
2. Bu ailenin üyeleri, yavrularını doğurarak dünyaya getirirler. Aslında bu yalancı bir 
    doğumdur. Tüm balıklar gibi yumurta ile çoğalırlar ama farklı olarak yumurtalar anne 
    karnında gelişir ve vücuttan atılırken açılırlar ve yavrular serbest kalır. Bu da doğum gibi 
    gözlenir. 
3. Etçil ve otçuldurlar. Yosun ve çeşitli bitkilerle beraber böcek larvaları, yavru balıklarla da 
    beslenirler. Hatta birçok türü kendi yavrularını bile yer. 


LEPİSTES

    Ailenin en popüler üyesidir. Ülkemizde lepistes ismi ile bilinse de yurt dışında genellikle guppy olarak bilinir. 
    Anavatanı; Barbados ve Trinida dahil, Orta Amerika'dan Brezilya'ya kadar tatlı ve sığ sulardır. Buradan çeşitli ülkelere götürülmüş ve akvaryumlarda üretilmiştir. 
    En az 20 litrelik bir akvaryumda bakılması gereken lepistesler, 24-28C sıcaklıktan hoşlanırlar. Bulundukları akvaryumun suyu berrak olmalıdır. pH 5,5-8 arasında olmalıdır. Bol bitkili akvaryumlardan hoşlanırlar. Bulundukları akvaryumun su sirkülasyonunun çok şiddetli olmaması daha iyidir. Tankta düzenli su değişimleri yapmak çok faydalıdır. Haftada 1-2 kes %20-30 civarında su değişimi yapmak gerekir. Akvaryum suyuna 10 litreye 1 çay kaşığı tuz koymak, hastalıklarla mücadelede bir ön tedbirdir. Ama sofra tuzu yerine kaya tuzu kullanılması tavsiye edilmektedir. 
    Lepistes, bir grup balığıdır. Bir tanka en az 4 birey konmalıdır. 1 erkeğe 3 dişi oranında düşünülmelidir. 
    Erkekleri 3, dişileri 4 cm. kadardır. Erkekleri çok renkli ve ince yapılıyken dişileri gri/yeşil renkli yada renksiz ve daha dolgundur. Tüm poeciliidae üyeleri gibi erkeklerin anüs yüzgeci gonopod şekline gelmiş ve bir üreme organına dönüşmüştür. 
     Beslenme konusunda sorun yaşatmazlar. Su piresi (daphnia) tubifex, sivrisinek larvaları gibi canlı yemler ile birlikte su yosunları ve çeşitli bitkisel besinleri de severek yerler. Ağırlıklı olarak bitkisel beslenmeleri daha uygun olur. Yiyebilecekleri su yosunlarından bulamazsanız bir ıspanak yaprağını 10-15 dakika kaynatıp damarlarını ve sapını aldıktan sonra ince bir şekilde kıyarak lepisteslerinize verebilirsiniz. İştahla yiyeceklerdir. Ispanak, onların sindirim sistemlerini de rahatlatır ve kabızlığı önler. Hergün değil, 15-20 günde bir ıspanak verilmesi faydalı olur. 
    Üretimi en kolay akvaryum balığıdır. Üremek için özel şartlar gerektirmezler. Erkekler 2, dişiler 3 aylıkken üremeye hazır hale gelirse de balığın sağlığı açısından 4-5 aylık olmadan önce erkek ve dişi balıklar ayrı tanklarda tutulması faydalıdır. Çünkü küçük yaşta üremeye başladıklarında balığın (dişi balık) vücudunda kalıcı deformasyonlar oluşabilir. 
Üreme olgunluğuna gelmiş erkek balık sürekli dişileri kovalar. Bu yüzden de dişilerin sayısı erkeklerden fazla olmalıdır. 1 erkeğe en az 3 dişi düşmelidir. Eğer erkeklerin sayısı dişilerden fazlaysa erkekler tarafından sürekli kovalanan dişiler çabuk yorulacak, bitkin düşüp hastalıklara daha kolay yakalanacaktır. Erkek sayısının dişilerden az olması, sürekli kovalanan dişilere ara sıra dinlenme şansı verir. 
    Erkek balık dişiyi dölledikten sonra dişi balık bu 6-8 doğum boyunca erkeğe ihtiyaç duymadan doğum yapabilir. Bu yüzden de bir kez çiftleşen dişinin, erkek balıkların olmadığı bir akvaryumda 6-8 ay boyunca doğum yapması ilginç bir gözlem olmaktadır. 
Dişi lepistesler ortalama olarak her ay 10-30 arasında yavru verir. İlk kez doğum yapan bir dişinin yavru sayısı 10-15 kadar iken sonraki doğumlarda bu sayı artar. Buna karşılık ilk doğan yavrular ileride iri yapılı bireyler olurlar, sonradan doğanlar ise ilk doğanlara göre daha minik yapılı olurlar. 
    Doğum yapmak üzere olan dişi balık, filtrasyonu iyi olan küçük ve bitkili bir tanka alınabilir. 15 litrelik bir tank bu iş için uygundur. Akvaryumun bol bitkili olması bu durumda çok faydalıdır. Çünkü lepistesler genellikle kendi yavrularını yeme eğilimindedirler. Yeni doğan yavrular içgüdüsel olarak hemen saklanma yerleri ararlar. Özellikle ince yapraklı su bitkileri yada yüzey bitkileri bu iş için çok uygundur. Yavru lepistesler bol bitkili akvaryumlarda daha iyi ve hızlı gelişirler. Bitki bulamazsanız bunun yerine rafya kullanabilirsiniz. Kırtasiyecilerden alacağınız rafyayı 1 m. Kesin ve makas yardımıyla bukleler oluşturup suya koyun. Doğacak yavrular bunun içine saklanacaklardır. Rafyanın yeşil renkli olması daha doğal bir görünüm vereceği için balığın kendisini daha rahat hissetmesini sağlayacaktır. 
    Doğum yapmak üzere olan dişiyi başka bir tanka ayırma imkanı yoksa piyasada ucuza bulunabilen ve çok çeşitli olan yavruluklar kullanılabilir. 
    Yeni doğum yapmış bir dişiyi doğumdan hemen sonra erkek balıkların arasına salmamalısınız. Dişiler doğum sırasında erkekleri kendilerine çeken bir madde salgılarlar. Doğum sırasında zaten bitkin düşen dişi balık, azgın erkekler tarafından hemen kovalanmaya başlarsa dişi balığı kaybedebilirsiniz. Bu yüzden hiç olmazsa 2-3 gün özel vitamin takviyesi ile anne balığı ayrı bir yerde beslemeniz faydalı olur. Akvaryum yeterinde büyük (100 litre ve üzeri) ve bol bitkili ise, erkek balık sayısı dişi balık sayısının1/4'ü ise bu işlemi daha kısa tutabilirsiniz yada gerek duymayabilirsiniz. 
    Yavrular, erişkinlerden ayrı tutulmalıdır yoksa onlara yem olabilirler. 1-1,5 aylık olunca erişkin lepisteslerin yanına konabilirler. 1-2 cm. boyuna ulaşan genç lepistes, büyük lepistesler tarafından avlanamayacak kadar büyüktürler. Yavrular yeni çıkmış artemia larvaları ile beslenmelidirler. Artemia konusundan ve bu yemin nasıl hazırlandığından daha önceki konularda bahsedilmişti. İlk 1 aydan sonra her türlü kuru yemi ve yiyebilecekleri diğer yemleri genç lepisteslere verebilirsiniz. 
    Lepistesler, yakın akrabası olan bazı balık türleri ile çiftleşebilir ve bu çiftleşmelerden yavru alınabilir. Yakın akrabaları;gambusya, moli, velifera gibi balıklardır. 
Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Moli, velifera, plati, kılıçkuyruk gibi poeciliidae üyeleri lepistesler için uygun arkadaşlardır. Neon tetra, zebra balığı, corydoras türleri, otocinclus, ancistrus, scalare ve labirent balıklarının sakin türleriyle bir arada bakılabilirler. Tank çok büyükse (250 litre ve üzeri) küçük ve sakin çiklit türleri ile beraber de bakılabilirler. 
    Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Clown loach, tetrazon gibi kuyruk kemirici balıklar özellikle erkek lepisteslerin kuyruklarını yerler. Bu yüzden bunlarla aynı akvaryumda bulunmamalıdırlar. Aynı şekilde istisnaları olsa da japon balıklarıyla da aynı akvaryumda bulunmaları sakıncalıdır. Japon balıklarının cüsseleri lepisteslerden çok daha büyük olmasına rağmen, gösterişli yüzgeç ve kuyrukları lepistesler tarafından didiklenebilir. Bunların dışında küçük balıklarla beslenen saldırgan balıklarla -akvaryum ne kadar büyük olursa olsun- bir arada kesinlikle bulundurulmamalıdır. 
    Lepistes, dayanıklı bir balık sayılır. Çoğunlukla, akvaryum hobisine yeni başlayanlarca tercih edilir. Bakımı kolay olsa da burada önemli bir konuya değinmekte fayda var: Yurdumuzdaki yerli üretim lepisteslerde özellikle son yıllarda sıklıkla sağlık problemleri çıkmaktadır. Bu sorunların başlıca sebebi gen bozulması olabilir. Bu sebeple akvaryumdaki lepisteslerin arasına ara sıra akvaryumdakilerle kan bağı olmayan lepisteslerin salınması, gen çeşitliliğini artırmak anlamında faydalı sonuçlar verebilir. Sürekli kendi aralarında çiftleşen lepistes kolonisinde, sonraki jenerasyonlarda gen bozulmaları, renk kaybı, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak hastalanma riski gibi durumla görülebilir. 
    Seçici üretim yöntemleri ile birbirinden güzel lepistes ırkları üretilmiştir. Doğal örneklerinin soluk gri/yeşil renklerine karşılık, rengarenk ve çeşitli kuyruk-yüzgeç formlarına sahip çok gösterişli ırklar üretilmiştir. Bunlardan başlıcaları; tuxedo, lirkuyruk, king, albino, çim, mozaik ırklarıdır. Bu ırkların birbirleri ile melezleşmesinde de sayısız varyete oluşturulmuştur. Sizler de kendi akvaryumunuzda değişik ırklardan lepistesleri melezleştirip değişik lepistes örnekleri elde edebilirsiniz. Albino lepistesler, diğer albino canlılar gibi bembeyaz değildir; pembe ve sarının açık tonları halindedir. 


MOLİ BALIĞI

Moli (Poecilia sphenops) 
    Poeciliidae ailesinin en dekoratif balıklarından biri olan bu sevimli türün ana vatanı Texas ve Orta Amerika'daki tatlı ve yarı tuzlu sulardır. Bu balıkların erkekleri 4, dişileri 6 cm. olabilir. Erkeklerde diğer poeciliidae üyeleri gibi gonopod bulunur. 
    24-28C sıcaklığı severler. pH 6-8 arasında olmalıdır ve suda kesinlikle ısı değişimi olmamalıdır. En küçük ısı değişiminde bile sağlıkları bozulabilir. En az 60-80 litrelik bol bitkili bir akvaryumda ve 4-6 bireyden oluşan bir grup halinde bakılmaları önerilebilir. 1 erkeğe 3 dişi düşmesi uygundur. 
    Poeciliidae ailesinin en hassas üyesidir. Özellikle ısı değişimlerine karşı çok hassastır. Kolayca mantar hastalıklarına yakalanabilirler. Bu yüzden de bakımı biraz tecrübe gerektiren bir balık türüdür. 
    Bulundukları akvaryuma 10 litreye 1 çay kaşığı hesabı ile tuz (kaya tuzu) katmak faydalıdır. Bu şekilde hastalıklara karşı direnci artırılabilir. Hazır yeri gelmişken, moli ile ilgili çok ilginç bir bilgiyi burada sunmak faydalıdır: Moli, deniz akvaryumuna ilk başlayanlar tarafından da kullanılmaktadır. Az tuzlu sularda da yaşayabilmesi sonucu, yeni kurulmuş bir tuzlu su akvaryumunda suyu hazırlayıcı bir canlı olarak bu tanklara salınmaktadır. 
    Çok çeşitli varyeteleri geliştirilmiş ve bu göz alıcı varyeteler akvaryum dünyasında yerlerini almışlardı. Bu varyetelerden en bilinenleri: Siyah (arap-black), aykuyruk, albino, gümüş, dalmaçya, balon, sarı (altın), leopar varyeteleridir. Burada balon moli konusunda kısa bir bilgi vermek yerinde olur: Balon moli bir mutasyon ürünüdür. 
Genleri ile oynanarak laboratuar ortamında geliştirilmiş ve buralardan yayılmış bir balık türüdür. 
     Moliler oldukça doğurgan balıklardır. Ortalama 45 günde bir, 20-50 arası yavru verirler. Genellikle kendi yavrularına zarar vermezler. Bu yüzden, akvaryumda başka balık çeşitleri yoksa doğum ana tank içinde gerçekleşebilir. Ama başka balık türleri varsa hamile balık, küçük bir üretim tankına alınmalıdır. Burada önemli olan nokta; hamile balığın konduğu tankın ısısı ile ana tankın ısısı farklı olmamalıdır. 
    Moli üretimi için bazen yavruluk kullanılsa da bu sakıncalı olabilir. Yavruluğun içinde strese giren anne balık erken doğum yapabilir, ölü doğum yapabilir, kendisi bile ölebilir. Bu yüzden yavruluk kullanımı bu balıklarda tavsiye edilmemektedir. 
    Yeni doğan moliler oldukça iri yapılıdırlar. Artemia ve spiriluna yosunu ile beslenebilirler. Birkaç hafta sonra bitkisel ağırlıklı yemler vermeye başlayabilirsiniz. 5-6 aylık olduklarında üremeye hazır hale gelirler. 
     Moliler, yemleme konusunda sorun yaşatmasa da bitkisel ağırlıklı beslenmelidir. Oldukça iyi bir yosun yiyicisidirler ve bu sebeple akvaryumdaki yosunlaşmaları bir nebze olsun engellerler. Et ürünleri bu balıklar için faydadan çok zarar getirir. Özellikle hassas yapıları göz önünde bulundurularak tubifex türü yemler kesinlikle verilmemelidir. Et ağırlıklı beslendikleri taktirde ömürleri azalır, hastalıklara yakalanabilirler. Bunların yerine spiriluna yosunu ve çeşitli diğer yenilebilir yosunlar, haşlanmış ıspanak verilebilir. Bitkisel ağırlıklı beslenseler de genellikle akvaryum bitkilerine zararları olmaz. Bunlar zaten bol bitkili akvaryumlarda bakılmalıdır. 
    Moliler, yakın akrabaları olan bazı balıklarla melezleşebilirler ve yavru alınabilir. En yakın akrabaları velifera, gambusya ve lepistestir. 
    Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Oldukça barışçıl olan bu balıklar lepistes, velifera, plati, kılıçkuyruk gibi poeciliidae üyeleri ile bir arada bulunabilirler. Labirent balıkları, sakin çiklit türleri, neon tetra, zebra balığı da bunlarla iyi arkadaşlık eder. Corydoras cinsleri, otocinclus, ancistrus, vatoz gibi balıklar da bunlarla bir arada güvenle barındırılabilirler. 
    Hangi balıklarla bir arada bulundurulmamalıdırlar? Saldırgan ve iri yapılı balıklarla bir arada bulundurulmamalıdırlar.


Velifera (Poecilia velifera) 

    Molinin çok yakın akrabası olan bu balık, aslında irice bir cins molidir. Bazı özellikleri ile molilerden ayrılır. 
    Anavatanı Orta Amerika'nın tatlı ve yarı tuzlu suları olan velifera, ırmakların denize döküldüğü yerlerde yaşadıkları için tuzlu suya da adapte olmuşlardır. Bu yüzden bulundukları akvaryumun suyuna 10 litreye 2-3 çay kaşığı tuz (kaya tuzu) atmak gerekir. 
    Erkekleri 6, dişileri 8 cm. civarındadır. Erkekleri gonopodları sayesinde dişilerden ayrılır. Ayrıca erkeklerinin yelken gibi son derece gösterişli sırt yüzgeçleri vardır. bu sırt yüzgeçlerinin düzgün gelişebilmesi için yüksek bir akvaryuma (en az 40 cm.) ihtiyaç duyarlar, aksi halde sırt yüzgeçleri gelişemez. 
    24-28C sıcaklığı severler. pH 6-8 arasında olmalıdır. Bol akıntılı suları severler. En az 80 litrelik ve yüksekçe (40 cm. ve yukarısı) bir akvaryumda bakılmaları gerekir. Bol bitkili akvaryumlardan hoşlanırlar. en az 5-6 bireylik bir grup halinde bakılmaları önerilir. Bakımı biraz tecrübe gerektiren bu balığın üretimi kolay olsa da diğer poeciliidae üyelerine göre daha zordur. 
    Velifera, bitkisel ağırlıklı beslenir. Tıpkı moli gibi spiriluna yosunu başta olmak üzere yenilebilen her türlü yosuna bayılırlar. Yemleme konusunda sıkıntı yaşatmazlar. Bunlara da yosun bulunmadığı taktirde haşlanmış ıspanak yaprağı verilebilir. Bunun dışında kaliteli kuru yemleri de reddetmezler. 
    Veliferanın üretimi diğer poeciliidae üyelerine göre biraz zordur. Dişiler 2 ayda bir ortalama 10-50 arasında yavru dünyaya getirir. Yavruları oldukça iridir. Kendi yavrularına zarar vermezler. Bulundukları akvaryumda başka türden balıklar yoksa doğum yapmak üzere olan dişiyi ayırmaya gerek yoktur. Eğer bulundukları akvaryumda başka türden balıklar varsa doğum yapmak üzere olan dişiyi 20 litrelik bir tanka almak gerekir. Moliler gibi bunlar da yavruluklarda üretilmemelidirler; ölü doğum olabilir, yavrular erkek doğabilir ve hamile balık stresten dolayı kaybedilebilir. 6 aylık olduklarında üremeye hazır hale gelirler. 
    Veliferaların da çok çeşitli varyeteleri geliştirilmiştir. Bunlardan başlıcaları; altın (sarı), turuncu, gümüş, dalmaçya, balon velifera cinsleridir. Balon molilerde olduğu gibi balon cinsi veliferalar da laboratuarlarda üretilmiş mutasyon balıklarıdır. 
     Erkekleri, hemcinslerine karşı oldukça saldırgan olan veliferalardan akvaryumda sadece bir tane erkek bulundurulması gerekir. Aksi taktirde baskın erkek diğer erkekleri hırpalar, ölümlerine sebep olabilir. Akvaryum 100 litreden büyükse ve bol bitkili ise birden fazla erkek bulundurulabilir. Bu durumda şiddetin dağılması için 4 erkek koyulabilir. 
     Yakın akrabaları olan bazı balıklarla melezleştirilebilir ve yavru alınabilir. Veliferaların en yakın akrabası molilerdir. Moli-velifera melezi balıkları inanılmaz derecede gösterişli balıklar olduğu bilinmektedir. Bunun dışında da lepistes ve gambusya da yakın akrabaları sayılabilirler. 
    Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Moli, lepistes, kılıçkuyruk, plati gibi poeciliidae üyeleri ile bir arada bakılabilirler. Küçük çiklit türleri, labirent balıkları, labeo balıkları ile bir arada bulundurulabilen veliferalar corydoras türleri, otocinclus, ancistrus, vatoz, tetra türleri, rasbora, zebra, danio gibi balıklarla da barış içinde yaşayabilirler. 
    Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Saldırgan balık türleriyle bir arada olmamalıdırlar. 

Plati (Xiphophorus maculatus, xiphophorus variotus) 
    Poeciliidae ailesinin en bilinen üyelerinden biridir. Doğal olarak Guetamala, Honduras ve Meksika'daki tatlı sularda yaşarlar. Küçük, yuvarlak ve sevimli balıklardır. Erkekleri 4, dişileri 6 cm. civarındadır. Erkek platilerde de anüs yüzgeci gonopod şeklinde gelişmiştir. 
    Doğal örnekleri kahverengi ve gri tonlu renklere sahip olan platilerin, çeşitli melezleştirme ve seçici üretim yöntemleri ile birbirinden güzel ırkları üretilmiştir. Tuxedo, calico, wag tail, mond, fantom, korallen, simpson, sunset, blutendes herz, mickey mouse, gold, golden neon, golden moon, lirkuyruk, sarı, mavi, kırmızı, albino ırkları başlıcalarıdır. En yaygın ırkları calico, kırmızı ve fantom ırklarıdır. 
    Plati bir grup balığıdır. En az 30 litrelik bir akvaryumda bakılmalıdırlar. 6-10 bireyden oluşan bir grup halinde ve 1 erkeğe en az 2 dişi düşecek şekilde bakılmalıdırlar. 20-28C sıcaklıktan hoşlanırlar ve pH 7-8 arasında olmalıdır. ayrıca bulundukları akvaryumda bol bitki bulunması faydalıdır. 
    3-4 aylıkken üremeye hazır hale gelirler. Üretimleri kolaydır ve özel şartlar gerektirmezler. Yetişkin bir plati her ay ortalama 20 yavru dünyaya getirir. Erkekler sürekli dişilerin peşinde gezer. Dişilerin hamile olduğu, karınlarındaki şişlikten ve arka kısımdaki koyuluktan anlaşılır. Arka kısımları simsiyah olmuşsa doğum yakında gerçekleşecek demektir. Platiler genellikle yavrularını yemezler, daha çok genç platiler kendi yavrularını yeme eğilimindedirler. Yine de doğum yapacak platiyi ayrı ve bitkili bir tanka almakta fayda vardır. ayrı bir tank imkanı bulunmuyorsa doğum için yavruluklar kullanılabilir. Yeni doğan yavruları artemia ve yumurta sarısı ile besleyebilirsiniz, birkaç hafta sonra kuru yemlerden verebilirsiniz. 
    Her türlü kuru yemi severek yiyen platiler, beslenme konusunda sorun yaşatmazlar. Yosun, çeşitli bitkisel yemler ve böcek larvalarıyla beslenebilirler. 
    Platiler, yakın akrabaları olan balıklarla melezleşebilirler ve bu melezleşmelerden yavru alınabilir. Plati varyetelerinin geliştirilmesinde kılıçkuyruk balıkları (xiphophorus helleri) da kullanılmıştır. Akvaryumlarda bakılan platilerin çoğunda kılıçkuyruk genleri de vardır. aynı şekilde kılıçkuyruk varyetelerinin çoğunda da plati genleri vardır. 
    Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Lepistes, kılıçkuyruk, moli, velifera, corydoras türleri, tetra türleri, otocinclus, ancistrus, danio, zebra balığı, küçük ve sakin çiklit türleri ve labirent balıkları ile bir arada bulundurulabilirler. 
    Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Japon balıklarına zarar verebilecekleri için bunlarla bir arada bulundurulmamalıdır. Etçil ve saldırgan balıklarla da bir arada bulundurulmamalıdır. Scalare (melek balığı) plati ile aynı akvaryumda bulundurulabilirse de platiler bunların geniş yüzgeçlerine zarar verebilirler. 


Kılıçkuyruk (Xiphophorus helleri)

    Platinin çok yakın akrabasıdır. Anavatanı Orta Amerika'nın tatlı sularıdır. İnce uzun balıklardır. Erkekleri kuyruk hariç 10 cm. ve dişileri 12 cm. kadar büyüyebilir. Erkekler dişilerden daha ince yapılıdır ve gonopodları vardır. ayrıca erkeklerin kuyruklarının alt kısmı kılıç şeklinde uzamıştır. Kuyruklarıyla beraber erkeklerin boyu 15 cm. olabilir. 
    Doğal örnekleri kahverengi ve yeşil renkli olmasına karşın seçici üretim yöntemleri ve melezleştirme çalışmaları sonucunda çok çeşitli ırklar elde edilmiştir. En bilinen varyeteleri şunlardır: Fantom, gümüş, sarı, calico, tuxedo, siyah, yeşil, kırmızı, sarı, albino, lirkuyruk varyeteleridir. 
    20-26 C sıcaklıktan hoşlanırlar. pH 6-8 arasında olmalıdır. en az 80 litrelik bir akvaryumda ve grup halinde bakılmaları önerilir. Bitkili akvaryumları severler. 
    Diğer poeciliidae üyeleri gibi kılıçkuyruklar da grup balıklarıdır. En az 4-6 bireyden oluşan bir grup halinde bakılmalıdırlar. Grup, 1 erkeğe 5-6 dişi düşecek şekilde ayarlanmalıdır. Akvaryum 80 litreden küçükse grupta sadece 1 erkeğin bulundurulması gerekir çünkü baskın erkek diğerlerini hırpalar. 4 erkek balık koymak daha doğru olur çünkü baskın erkeğin saldırganlığı dağılabilir. 
    Kılıçkuyrukların ilginç özelliklerinden biri de dişilerin erkeğe dönüşmesi özelliğidir. Yaşadıkları ortamda erkek kılıçkuyruk bulunmuyorsa baskın olan dişi kısa sürede erkeğe dönüşür. Bazen de hastalık atlatmış ve yaşlanmış dişiler durup dururken erkeğe dönüşebilir. 
    Erişkin bir dişi ortalama her ay 20-100 arasında yavru verebilir. Yavruları kesinlikle erişkinlerden ayırmak gerekir, av olabilirler. Hamile balığın yavruluğa konması genelde tavsiye edilmez. Strese girip kendisine zarar verebilir. Bunun yerine küçük ve bol bitkili bir üretim tankı kullanılabilir. Bitki bulunmazsa rafya kullanılmalıdır. 
    Yavrular artemia ile beslenmelidir. 3-4 aylıkken üremeye hazır hale gelirler. 
    Kılıçkuyruk konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, akvaryumun üzerinin kapatılmasıdır. Akvaryumun üzeri hava alabilecekleri ama dışarı atlamalarını engelleyecek şekilde kapatılmalıdır. Bu balıklar sıklıkla tanktan dışarı atlayabilirler. 
    Yakın akrabaları ile melezleşebilen kılıçkuyrukların varyetelerinin oluşturulmasında platiler önemli bir paya sahiptir. Piyasada bulunan birçok kılıçkuyrukta plati genleri vardır. Aynı şekilde, piyasadaki platilerde de kılıçkuyruk genleri olduğundan daha önce bahsedilmişti. 
    Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Lepistes, plati, moli, velifera gibi poeciliidae balıkları kılıçkuyruklara iyi birer arkadaş olabilirler. Çeşitli tetra türleri, labirent balıkları ve küçük yapılı çiklitler de kılıçkuyruklarla beraber beslenebilirler. Bunun dışında corydoras cinsleri, otocinclus, ancistrus, vatoz gibi balıklar ve labeo türleri de kılıçkuyrukların bulundukları akvaryumlarda güvenle bulundurulabilirler. 
     Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? İstisnai durumları olsa da scalare ile bir arada bulunmaları sakıncalı olabilir. Kılıçkuyruklar, bunlara karşı çok saldırgan bir tutuma girebilirler. Aynı şekilde japon balığı ile bir arada beslenmeleri de sakıncalıdır. Bunların dışında, çok iri yapılı ve etçil balıklarla da bir arada bulundurulmamalıdır. 


Sivrisinek balığı (Gambusia affinis)

Anavatanı Florida'dan Orta ve Güney Amerika'ya kadar uzanan tatlı sulardır. 
    Doğal olarak yaşadıkları Amerika kıtasının çeşitli bölgelerinden, dünyanın farklı yerlerine sivrisineklerle mücadele amacıyla götürülmüş olan bu balıklar aslında akvaryum balığı değildirler ama akvaryumlarda bakılmaları için hiçbir sakınca yoktur. 
    Oldukça sağlam yapılı ve çok kolay üreyebilen gambusya, çok çeşitli su özelliklerine uyum gösterebilir. 15-30C arasındaki ısı diliminde yaşayabilirler. pH 5-8 arasında olabilir. 15-20 litrelik küçük akvaryumlarda dahi üreyebilirler. 
    Gambusya balığının erkeği 4 cm. civarında iken dişisi 6 cm. boya ulaşabilir. Erkeklerinde gonopod bulunur ve dişilerden daha ufaktırlar. Dişileri aynı lepistes dişilerine benzer ama daha soluk renkli veya alacalı olabilir. Erkekleri de yabani lepisteslere benzer ama farklı olarak renkli değildirler, kuyrukları daha basittir. Gri-yeşil arasında renkleri vardır. 
    Yurdumuzda da çeşitli sulak alanlara, bataklıklara, küçük derelere ve gölcüklere sivrisineklerle mücadele etmek için bırakılmışlardır. Çeşitli iklim şartlarına uyum gösterebildiği için ülkemizdeki sulak alanlarda da üremişlerdir. 
    Dişi gambusya, her ay 20-50 arasında yavru dünyaya getirir. Yavrular doğduklarında çok küçüktürler. Gambusyalar kendi yavrularını yiyebilirler. Bu yüzden üretim için bitkili bir tank kullanmakta fayda vardır. Yavruluklar da kullanılabilir. Yeni doğan yavrular artemia, sivrisinek larvaları ile beslenebilirler. 2-3 ayda üreyebilecek olgunluğa gelen gambusyalar diğer poeciliidae üyelerine göre daha saldırgandırlar. 
    Gambusyalar, et ağırlıklı beslenirler. Yosun gibi bitkisel ürünleri yeseler de asıl gıdaları böcek larvalarıdır. Özellikle sivrisinek larvalarına kesinlikle dayanamaz. 
    Bazı akvaryumcularda lepistes diye satılmakta olan gambusyalar, lepistese çok benzerler. Özellikle dişileri hemen hemen aynıdır. Ama çok küçük farklar vardır. dişi lepistesin burnu, dişi gambusyanın burnuna oranla daha küttür. Dişi gambusyanın burnu daha sivridir. Ayrıca gambusyaların kuyruklarında bir dizi benekler olabilir. Lepistes dişilerinde ise bu şekilde beneklere rastlanmaz. Bir diğer fark da dişi gambusya erkek lepistese karşı çok saldırgan bir tutum içindedir. Erkek lepistes de dahil, akvaryumdaki tüm lepistesleri öldürebilirler. 
    Gambusya, yakın akrabası olan bazı balıklarla melezleşebilir ve yavru alınabilir. Lepistes en yakın akrabasıdır. Moli ve velifera da gambusya ile akrabadırlar. Burada önemli bir konuya dikkat çekmek gerekir: Doğadan alınan erişkin gambusyalar, akvaryum ortamındaki balıklara saldırgan bir tutum içinde olacaklardır. Bunu engellemek için de doğadan yavru ve genç gambusyaları almak gerekir. Özellikle yavru gambusyalar, yavru lepisteslerle sürü oluştururlar. Melezleştirme konusunda dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. örneğin; erkek lepistesle melezleştirilmek istenen dişi gambusya, daha önce çiftleşmemiş olanlardan seçilmelidir. Daha önce çiftleşmiş gambusyalardan seçildiği taktirde erkek lepistesin spermlerini reddedecektir. Aynı durum, erkek gambusya ile melezleştirilmek istenen dişi lepistes için de geçerlidir. Poeciliidae ailesinden balıklarda bu genel bir durumdur. 
     Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Birbirlerine küçüklükten itibaren alıştırıldıkları taktirde doğadan alınan gambusyalarla akvaryumlardaki lepistesler bir arada tutulabilirler. Çok saldırgan olmayan balıklarla bir arada beslenebilirler. Ama genellikle akvaryumlarda bakılmadığı için küçük bir akvaryumda sadece gambusyalardan oluşan bir grup halinde bakılmaları önerilir. 
     Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Genellikle akvaryumcularda bulunmazlar, bulunanları da doğadan alınmış olan gambusyalardır. Bu yüzden den kendilerinin bağışıklık kazandıkları bir çok parazit ve zararlıların taşıyıcısı olabilecekleri için özellikle hassas balık türleriyle kesinlikle bir arada bakılmamalıdırlar. Scalare, neon tetra gibi balıklarla bir arada bakılmamalıdırlar. 

CICHLIDAE (Sihlidler, alacalevrekler) 
    Cichlidler ailesi; Afrika, Amerika, Asya kıtalarına yayılmış oldukça geniş bir ailedir. Türkçe literatürde "alacalevrekler" olarak geçerler. Perciformes (levreksiler) takımının Cichlidae ailesini oluştururlar. 
    Normalde "sihlid" denmesi gerekirken dilimize "çiklet" olarak geçmiştir. Biz, doğru yazılışını (cichlid) kullanmayı tercih ediyoruz. 
Birçok türü içerir ve yeni yeni türler de keşfedilmektedir. 
Amerika cichlidleri: 
Astronot (Astronotus ocellatus) 
    Anavatanı Güney Amerika, Amazon Nehri'dir. 30 cm. boya ulaşabilir. Etçildir. Çok hızlı büyür. En az 300 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdır. Yabancı ülkelerde "oscar fish" olarak bilinir. 
    Çok iştahlı olan astronot balığı, suyu çok kirletir. Bu yüzden de akvaryumdaki filtrasyon çok önemlidir. 
pH 6,5-7,5 arasında olmalıdır. Sıcaklığın 25-27 C arasında olması idealdir. 
    Pacu gibi iri characin türleri ile, vatozlarla, sert karakterli diğer Amerika cichlidleri ile bir arada bakılabilirler. 
    Bitkilerle arası iyi değildir. Kumları kazırlar ve bitkilere zarar verirler. Bu yüzden dekorun da buna uyhun bir şekilde yapılması gerekir. Kütükler ve uygun özellikte kayalar kullanılabilir. 


Ateş Ağız Cichlid (Thorichthys meeki) 

     Anavatanı Orta Amerika olan bu balık, son derece gösterişli bir türdür. Özellikle erkeklerinin üreme zamanında boynundaki kırmızılık, balığa aynı bir hava katar. 
    pH 6-7 arasında olmalıdır. 22-24 C sıcaklık idealdir. En az 150-200 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdırlar. 
    Akvaryuma orta boy kayalar ve batık kütükler konulmalıdır. Üreme zamanında kumları kazabilirler. Bu yüzden de bu balıklarla beraber bitki bulundurmak zor olabilir. 
    Diğer Amerikan cichlidlerinin birçoğuna göre barışçıl olmalarına rağmen tedbiri elden bırakmamakta fayda vardır. Kendi türlerine genellikle zarar vermezler. Erkeklerin kavga ettiği olur ama genellikle birbirlerine ölümcül zararlar vermezler. 

Discus (Symphsodon discus) 
    Anavatanı Güney Amerika'nın tatlı suları olan bu balık, tatlı su akvaryumlarının en göz alıcı türlerinden biridir. Beslenmesinin ve bakımının zorluğu, görünüşündeki çekicilik nedeniyle tatlı su akvaryumlarında ayrı bir yeri vardır. 
    En az 200 lt.link bir akvaryum gerekir. Akvaryumun yüksekliği de en az 50 cm. olmalıdır. 
    Suyun kalitesi çok önemlidir. Özellikle biyolojik filtrasyonun önemi göz ardı edilemez. pH 6-7 arasında olmalıdır. Sıcaklığın 28-30 C olması idealdir. 
    Kaliteli yemlerle beslenmelidir. Akvaryuma ilk eklendiğinde yemlenme konusunda nazlanabilirler. 
    Saklanabilecekleri alanlar gerekir. Akvaryum, suyun özelliklerine uygun bir şekilde bitkilendirilmeli ve batık kütüklerle dekorasyon tamamlanmalıdır. 
    Taban malzemesinin seçimi de önemlidir. Birçok discus tutkunu, discus akvaryumlarında taban malzemesi kullanmamaktadır. Taban malzemesi kullananlar ise suya salınım yapmayan kuvars kum ve benzerlerini tercih etmekledir. 
    Discusların bulunduğu akvaryumlara tetra türleri, canlı doğuranlar ve cüce cichlidler eklenebilir. Barışçıl balıklardır. 


Jack Dempsey (Cichlasoma octofasciatum) 

    Bu balığa neden "Jack Dempsey" denmiştir? Güçlü yapısından ve saldırganlığından dolayı, ünlü Amerikan boks şampiyonu Jack DEMSPSEY'in adını bu balığa vermişler ve bu balık ismini bu şekilde almıştır. 
    Güçlü bir yapısı ve sert görünümü olan bu balık, en az 15-200 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdır. pH 6,5-7,5 arasında olmalıdır. Sıcaklığın 24-26 C olması idealdir. Anavatanı Orta Amerika'dır. 
    Sert yapılı olmasından dolayı, kendi gibi sert yapılı amerikan cichlidleri ile beraber bakılabilirler. 
Her türlü kaliteli kuru yem, kıyılmış midye ve solucanla beslenebilir. 


Melek balığı (Pterophyllum scalare) 

Anavatanı Güney amerika'dır. Oldukça gösterişli ve adının hakkını veren bir türdür. 
    En az 120-150 lt.lik bir akvaryum gerektirir. Akvaryumun yüksekliği en az 45-50 cm. olmalıdır. 
pH 6,5-7,5 olmalıdır. Isının 24-28 C olması idealdir. 
Bol bitkili ve kütüklerle süslenmiş bir akvaryumda bakılmalıdırlar. 
Her türlü kuru yemi yerler. 
Melek balıklarının bulunduğu akvaryumda cüce cichlidler, canlı doğuranlar ve sakin tetra türleri bakılabilir. 

Zebra cichlid (Cichlasoma nigrofasciatum) 
    Anavatanı Orta Amerika'dır. Oldukça saldırgan bir balıktır. Kendi gibi sert yapılı Amerikan cichlidleri ile beraber bakılmalıdır. 
    Çok fazla ve hızlı ürer. Bu neenle de popülaritesini yitirmiştir. Akvaryumcuların geri almadığı ve satın alan hobicinin genellikle elinde kalan bir balık türüdür. 
    En az 15-200 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdır. Akvaryumun kaya, kovuk ve kütüklerle dekorunun yapılması gerekir. 
pH 6,5-7,5 civarında olmalıdır. Isı 20-25 C olmalıdır. 
Çok sağlam yapılı bir türdür. 


Anomala (Nannacara anomala) 

Güney Amerika'nın cüce cichlidlerindendir. Güney Amerika'daki küçük ırmaklarda yaşar. 
    Küçük boyuna rağmen geniş akvaryumlar gerektirir. En az 100-150 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdır. 
pH 6,5-7,5 civarında olmalıdır. Isı da 24-26 C civarında olmalıdır. 
Kuru yemlerle beslenebilirse de ara sıra canlı yemle takviye yapılması gerekir. 
Barışçıldır. Diğer Amerika cüce cichlidleri, discus, melek ve tetralarla beraber bakılabilir. 
Bitkilere zarar vermezler.

Kakadu (Apistogramma cactuoides) 
Anavatanı Güney Amerika olan bu balık, Güney Amerika'nın cüce cichlidlerindendir. 
En az 150 lt.lik bitkili bir akvaryum gerektirir. 
pH 6,5-7,5 civarında olmalıdır. Isı da 24-26 C civarında olmalıdır. 
Akvaryumun taban kısmında dolaşmayı sever. Oldukça renkli bir balıktır. 
Her türlü kuru yemle beslenebilir. Canlı yem de vermek gerekir.


Körkafa (Laetacara curviceps)

Güney Amerika'nın cüce cichlidlerindendir. Güney Amerika'daki küçük ırmaklarda yaşar. 
Küçük boyuna rağmen geniş akvaryumlar gerektirir. En az 100-150 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdır. 
pH 6,5-7,5 civarında olmalıdır. Isı da 24-26 C civarında olmalıdır. 
Kuru yemlerle beslenebilirse de ara sıra canlı yemle takviye yapılması gerekir. 
Barışçıldır. Diğer Amerika cüce cichlidleri, discus, melek ve tetralarla beraber bakılabilir. 
Bitkilere zarar vermezler. Bakımı biraz daha tecrübe ister. 


Ramirezi (Microgeophagus ramirezi) 

Anavatanı Güney Amerika'dır. Güney Amerika'nın cüce cichlidlerindendir. Oldukça gösterişli bir balıktır. 
En az 100-150 lt.lik, bol bitkili bir akvaryumda bakılmalıdır. 
pH 6,5-7,5 civarında, ısı da 24-26 C civarında olmalıdır. 
Sakin yapılı bir türdür. 
Her türlü kuru yemle beslenebilir.


Ahli (Sciaenochromis ahli) 

    Malawi Gölü'nün derin kayalıklarında yaşar. Erkekleri göz alıcı bir mavi renge sahiptir ve akvaryumdaki diğer mavi renkli balıklara genellikle saldırır. 
    Bakılacağı akvaryum en az 250-300 lt. ve kayalarla dekoru yapılmış olmalıdır. pH 7,5-8,5 olmalıdır. Isının 24-26 C olması idealdir. 
    Etçil bir balıktır. Doğada küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Akvaryum ortamında da kıyılmış midye, su piresi gibi canlı yemlerle beslenmelidir. 


Auratus (Melanochromis auratus)

    Malawi Gölü'nün kayalık bölge balıklarındandır. Mbuna grubundan olduğu için bitkisel ağırlıklı beslenmelidir. 
    En az 200 lt.lik bir akvaryumda bakılmalıdır. Oldukça saldırgan bir türdür. pH 7-8 arasında olmalıdır. Sıcaklığın 24-26 C arasında olması idealdir. 


Borleyi (Copadichromis borleyi)

En az 200-250 lt.lik bir akvaryum ister. Ağızda kuluçka yapar. Yaklaşık 50-60 adet yumurtayı, 20 gün kadar ağzında tutar. Etçildir. 


Johanni (Melanochromis johannii) 

Mbuna grubundandır. En az 200 lt.lik bir akvaryum gerektirir. Etçil ve otçul beslenir. Mbuna olduklarından, beslenmelerine dikkat etmek gerekir. Ağızda kuluçka yapar. Malawi Gölü'nün sığ kayalık sahillerinde yaşarlar. 


Mavi Zebra (Labidochromis zebroides)

Mbuna grubundandır. Etçil ve otçul beslenir. En az 200 lt.lik bir akvaryum gerektirir. Malawi Gölü'nün Likoma Adası'nın güney bölgesindeki kayalıklar, bu balığın anavatanıdır. 


Sarı Prenses (Labidochromis caeruleus) 

En çok beslenen, en popüler Malawi cichlidlerindendir. Mbuna grubundandır. Malawi gölü'nün kayalık sahil kısımlarında yaşarlar. Etçil ve otçuldur. En az 200 lt.lik akvaryum gerektiren bu balıklar, ağızda kuluçka yaparlar. 


Yunus cichlid (Crytocara moori)

Mbuna grubundaki Malawi cichlidlerine göre sakin sayılabilir. En az 250 lt.lik bir akvaryum ister. Etçil ve otçuldur. pH 7-8 arasında olmalıdır. Sıcaklığın 24-26 C olması idealdir. Erkeklerin kafaları ileriki yaşlarda çıkıntı yapar ve bu da balığa ayrı bir hava verir. 


Brevis salyangoz cichlidi (Neoamprologus brevis) 

Bilimsel araştırmalar için alınıp akvaryumlarda tutulan ilk cichlid türü olan bu balık, minimum 100-120 lt.lik bir akvaryum ister. Akvaryuma salyangoz kabukları konması gerekir. Bu kabukları üremek ve saklanmak için kullanırlar. pH 8 civarında olmalıdır. İdeal ısı 26 C civarıdır. Etçil bir balıktır. 


Brikardi (Neolamprologus brichardi)

En küçük akvaryum 120-130 lt. olmalıdır. Etçil bir balıktır. pH 8 civarında olmalıdır. İdeal ısı 24 C civarıdır. Koloni halinde yaşarlar. Anavatanları, Tanganyika Gölü'nün kayalık kıyı şerididir. 


Frontosa (Cyphotilapia frontosa) 

Tanganyika Gölü'nün kayalık kıyılarında yaşarlar. En küçük akvaryum 300 lt. civarında olmalıdır. Ağır ve iri bir balıktır. pH 8 civarında, ısı 26 C civarında olmalıdır. Genellikle taban kısmında dolaşırlar. Etçildirler. 


Calvus (Altolamprologus calvus)

Tanganyika Gölü'nün kayalık kıyılarında yaşarlar. Yavaş hareket eden bir balıktır. Dişiler, yumurtalarını oyuk ve kocuklara bırakırlar. En az 200 lt.lik bir akvaryum gerektirir. pH 8 civarında olmalıdır. 24-26 C sıcaklık idealdir. Etçil bir balıktır. 


Leptosoma (Cyprichromis leptosoma)

An as 300-350 lt.lik bir akvaryum gerektirir. pH 8 civarında olmalıdır. İdeal ısı 26 C'dir. 
Etçil olan bu balık, koloni halinde bakılmalıdır. Dişiler ağızda kuluçka yaparlar. Erişkinler yavrulara zarar vermezler.


Limon cichlid (Neolamprologus leleupi)

En az 100-120 lt.lik bir akvaryum ister. pH 8 civarında olmalıdır. İdeal ısı 26 C'dir. 
Canlı ve kuru yemlerle beslenebilir. 


Tropheus (Tropheus moorii) 

Küçük boyuna rağmen en az 400 lt. akvaryum gerektiren bu koloni balıklarının onlarca varyasyonu vardır. pH 8 civarında olmalıdır. İdeal ısı 26 C'dir. Otçul beslenir. Daha çok, su altındaki objelerin üzerindeki yosunları kazırlar. 


Bufalo kafalı cichlid (Steatocranus casuarius)

Anavatanı Zaire Nehri'dir. Etçil ve otçul beslenir. En az 100-120 lt.lik akvaryum ister. 
pH 6-7 arasında olmalıdır. 26 C ısı idealdir. Genelde taban kısmında gezen bu balıklar bir kez eşleşir ve tek eşle ömür geçirirler.


Mücevher cichlid (Hemichromis bimaculatus)

Gine'den Liberya'ya kadarki nehir sistemlerinde yaşarlar. pH 6-7 arasında olmalıdır. İdeal ısı 20-25 C civarıdır. En az 100-120 lt.lik bir akvaryum ister. Etçil bir balıktır


Kribensis (Pelvicachromis pulcher)

Nijerya'daki deltalık alanlarda yaşarlar. En az 100 lt.lik bir akvaryum gerektirir. pH 6-7 arasında olmalıdır. İdeal ısı 25 C'dir. Etçil bir balıktır.


Portakal cichlid (Etroplus maculatus) 

Asya'da yaşayan cichlid türlerinden en bilinenidir. Anavatanı Batı Hindistan'ın acı ve tatlı sularıdır. Etçil ve otçul beslenen bu balık en az 150-200 lt.lik bir akvaryum gerektirir. 
pH 7-8 arasında olmalıdır. İdeal ısı 20-25 C arasındadır.


Japon balığı (Carassius auratus)

En tanınmış akvaryum balıklarıdır. Kökeni sazandır. Tarihi, 1600 yıl öncesine gider. anavatanı Çin'dir. 
Diğer ülkelerde bu balıklar hangi isimlerle anılırlar: 
Çin'de "chin-yu" 
Japonya'da "kingyo" 
Fransa'da "poisson rouge" 
Almanya'da "goldfisch" 
İngilizce konuşulan ülkelerde "goldfish" 
Türkiye'de "japon balığı" 
13-36 cm. arasında boy alabilir. 
Sıkça görüldüğü halde bu türü dar fanuslarda beslemek yanlıştır. Akvaryum kumunu sürekli ağızlarına alıp tükürme alışkanlıkları nedeniyle suyun bulanmaması için güçlü bir filtreye gerek vardır. 
Sakin ve barışçıldır. Sakin balıklarla beraber bakılabilir. Ama çok hareketli ve kuyruklarını kemirebilecek bazı türlerden (poeciliidae türleri gibi) kaçınmak gerekir. Ayrıca tetrazon gibi balıklarla da beraber beslenilmesi tavsiye edilmez. pH 7-8 arasında olmalıdır. 14-24C arasındaki sıcaklık idealdir. Serin su akvaryumlarında beslenebilir. 
En az 50 litrelik bir akvaryumda bakılmalıdır, yeni başlayanlar için de uygundur. 
Üretimi pek kolay sayılmaz. Cinsiyet ayrımını yapmak genelde zordur. Üreme mevsiminde (genellikle yazın) erkek balıkların solungaç kapaklarında kabarcıklar oluşur, dişiler de daha toplu görünür. 
Japon balıklarının çeşitli renklerde ve şekillerde ırkları üretilmiştir. 
Bilinen belli başlı japon balığı üyelerini şöyle sıralayabiliriz: 

1-Havuz balığı 
Havuzlarda çok rastlanan bir türdür. biçimli gövdeleri, parlak renkleriyle bahçeli evlerin süsü olarak ilgi çekerler. Çoğunlukla portakal rengi ve kırmızıdırlar. Beyaz, sarı, siyah, alacalı olanları da vardır. İlk balık sevgisi duyanlar için iyi bir başlangıç balığıdır. Dayanıklıdırlar, kolay ürerler, uzun ömürlüdürler. 

2-Şabankin 
Havuz balıklarından daha küçük boyludurlar. Dayanıklı ve uzun ömürlüdürler. Ortalama 12 yıl yaşarlar. Gövdeleri ince uzun ve biçimlidir. Kuyrukları geniş ve uzundur. anal yüzgeçleri gelişmiştir. Anca en çekici yönleri renkleridir. Şeffaf olan pullar derinin renk ve desenlerini aynen dışa yansıtır. Çok değişik renk düzenine sahip balıklar olmakla birlikte temel renkleri mavi ve menekşe rengi üzerine kırmızı, siyah, sarı beneklerdir. 

3-Komet 
Gövdesi biçimsel olarak aynen şabankin gibidir. Uzun, biçimli gövdeye ve gelişmiş bir kuyruğa sahiptir. İdeal bir havuz balığıdır. fazla su gerektirdiğinden büyük akvaryumlarda beslenebilirler. Kışın donmayan havuzlar onlar için idealdir. Çoğunlukla kırmızı iseler de sarı ve metal rengi olanları da vardır. 

4-Yelpaze kuyruk 
Bu tür, gövde yapısının değiştiği ilk kuşaktır. Gövde kısalmış, kalınlaşmış ve yuvarlak bir biçim almıştır. Kuyruk yüzgeci birbirinden ayrı iki parça halindedir ancak bu parçalar çatal biçiminde değil, düz kenarlıdır. Sırt yüzgeci ve anal yüzgeç son derece gelişmiştir. Bu tür, özellikle kış ayları içinde, havuzlarda bırakılmamalıdır. Çünkü 15 ile 20 derece ısıyı gerektirirler. İyi bir beslenme sağlandığı, özellikle canlı yem verildiği zaman nisan-ekim ayları arasında dört kez döl alma olasılığı oldukça yüksektir. 

5-Tül kuyruk - Peçe kuyruk 
Japon süs balıklarının kral ailesidir. Sırt, karın ve göğüs yüzgeçleri kuyruk yüzgeci gibi son derece gelişmiştir. Akvaryumlarda yetiştirilmeleri gerekir. Duyarlı ve nazik balıklardır. Karma akvaryumlar pek tavsiye edilmez. 18-22 derece su ısısı, berrak su, geniş akvaryum, bol oksijen, dengeli beslenme sağlıkları için gereklidir. 

6-Teleskop 
Gözler dışarı doğru çıkık olup kuyruk tek veya çift lobludur. Canlı yemleri, yeşillik ve algler kadar severek yerler. Göz biçimleri nedeniyle özenli beslenmeyi gerektirirler ve fazla ışıktan hoşlanmazlar. 

7-Çelestial 
Teleskop Japon balığının benzeridir. Bunda gözler yanlara doğru değil yukarıya doğru çıkıktır. Çok özenli bir beslenmeyi gerektirirler. Asla yukarıdan ışıklandırma kullanılmamalıdır. Yemlerinin yüzen yemlikler içinde verilmesini öneririz. 

8-Torbagöz 
Bu balık çoğu akvaryum severler tarafından çirkin bulunmasına rağmen az bulunan değerli bir türdür. Bunlara "ağlayan göz" de denilmektedir. Bakımları konusunda teleskop ve Çelestial da olduğunca özen gerektirirler. 

9- Aslanbaş 
Baş biçiminin değişikliğiyle diğer japon balığı türlerinden ayırt edilir. Baş iri, yuvarlakça ve aslan başını andırır biçimindedir. Alın kısmında yele yerini tutan köpüksü teşekküller başı süsler. Aslanbaşlarda sırt yüzgeci görülmez. Çok değişik renk düzenine sahip olanları vardır. 

10-Oranda 
Baş biçimi olarak yukarıda belirtilen aslanbaşa benzer. Ancak oranda'da, aslanbaşın aksine sırt yüzgeci görülür. 

11-İnci gövde 
Bu tür japon balıklarının gövdesinde bulunan inci taneleri görünümündeki teşekküller balığa çok çekici bir görünüm kazandırır. 


Dev danio (Danio aequipinnatus)

Geniş yüzme alanı gerektirir. Gurup olarak tutulmalıdır. Dayanıklı ve hızlı olması nedeniyle Dempsey gibi sert huylu çiklitler için ideal bir arkadaş türdür. Batı Hindistan kıyıları, Sri Lanka bu balığın anavatanıdır. 10 cm. boya ulaşır. Etçil ve otçuldur.Sakindir, karma akvaryumlarda rahatlıkla bakılabilir. pH 7 olmalıdır. 22-24C sıcaklık uygundur.
En az 75 litrelik bir akvaryumda bakılmalıdırlar. Yeni başlayanlar için de uygundur.


Zebra balığı (Brachydanio rerio)

Ana vatanı Hindistan'ın batısıdır. 4 cm. boya ulaşabilir. Çok hareketli bir balıktır. Sakin ve barışçıldır, karma akvaryumlarda bakılabilir. Etçil ve otçul beslenir. pH 7 olmalıdır. 18-24C sıcaklık yeterlidir. En az 30 litrelik bir akvaryumda beslenmesi gereken zebra balığı, yeni başlayanlar için de uygundur. 

Üretimi kolay sayılır. Yumurtlama işlemini gerçekleştirmek için önce başka bir akvaryuma ihtiyacınız var. Bu öyle büyük bir şey değil. 20 x 20 x 20 cm ölçülerinde olabilir. Bu kabın dibini 3 sıra halinde misket ile doldurun. 2 sırada yeter ama 3 sıra daha iyidir. 15 cm. kadar su doldurulacak. Sıcaklığı 26 - 27 derece olabilir. Fazla akıntı yapmıyacak şekilde hava da verilebilir ama filitre yasak. Yumurtlama kabının 4 tarafını kapatıp karanlık bir ortam elde edilir. Bundan sonra karnı patlayacak gibi dolu olan dişi bu akvaryuma alınır. Yanına iki adet çiftleşmeye hazır, sağlıklı, genç, dinamik iki adet erkek koyulur. Erkekler dişiyi iki taraftan sıkıştırıp yumurtlatmaya çalışır ve onları döllerler. Bu işlem en geç iki günde biter. Arada balıkları kontrol edip işlemin nasıl gittiğini kontrol edebilirsiniz. Yumurtlama işlemi bittiği zaman dişi ve erkekleri normal akvaryuma alın. Dibe serdiğimiz misketler balıkların yumurtaları yemesine engel olur ama yumurtadan yeni çıkan yavruları yemesine engel olamaz. Bu yüzden yumurtlama işlemi bittiği vakit dişi ve erkeklerin alınması şarttır. Yavrular yumurtanan çıktıktan sonra onları diğer yavruları nasıl besliyorsanız aynı şekilde besliyebilirsiniz. Yumurta sarısını çok severler. Eğer yavruları başka bir yere almak isterseniz yavruluğun üstünden güçlü bir ışık tutun. Yavrular ışığa doğru yöneleceklerdir. hepsini toplayıp başka bir yavruluğa aktarabilirsiniz
Kaynakça  http://forum.donanimhaber.com